Mimari

İSTANBUL’UN YAŞAYAN YALILARI VE KÖŞKLERİ-5

istanbulun-yasayan-yalilari-koskleri-5

Abdülmecid Efendi Köşkü, tarihimizde ilginç bir yere sahip oldukça önemli bir yapıdır. Sanılanın aksine bir padişah olmayan Şehzade Abdülmecid, genellikle yazlık olarak kullandığı bu yapıyı o dönemde adeta bir sanat merkezine dönüştürmüş; sanatçıları edebiyatçıları ve hatta siyasetçileri de burada verdiği önemli davet ve sergilerde toplamıştır. Üç katlı şekilde günümüzde kadar ulaşan Abdülmecid Efendi Köşkü, bugün Koç Topluluğu tarafından sosyal tesis olarak kullanılıyor ve çok önemli sergi ve açılışlara ev sahipliği yapıyor. Yani bir anlamda yüzyıllardır süren sanat geleneği, Köşk’te hayat bulmaya devam ediyor.

Köşkün Tarihi

Abdülmecid Efendi Köşkü’nün 1880 ila 1885 yılı arasında Mısır Hıdivi Paşa tarafından bir av köşkü olarak yaptırıldığı tahmin ediliyor. Mimarı bilinmese de bazı kaynaklarda Alexandre Vallaury tarafından tasarlandığı yazılır. Paşa’nın ölümünden sonra oğlu Mahmud Paşa köşkün sahibi olurken, dönemin padişahı olan Sultan Abdülhamid hazineden ödeme yaparak köşkü satın alır ve daha sonra Şehzade Abdülmecid Efendi’ye verir. Abdülmecid Efendi’nin kullanımına geçen Köşk kısa süre içerisinde sanatçıların uğrak yeri haline gelir. Hatta kaynakları buranın bir sanat akademisine dönüştüğünü yazar. Yine Abdülmecid Efendi’nin kendisi de bir ressam olduğu için sık sık buraya gelerek resim çalışmalarına devam eder. 1918 yılına gelindiğinde Sultan Vahdettin tahta geçince Abdülmecid Efendi de veliaht ilan edilir. Bu sebeple Dolmabahçe Sarayı’nın Veliaht Dairesi’ne taşınır. Daha sonra boş kalan yapı 1942 yılında Kalkavan ailesine satılır ve daha sonra Kazım Taşkent tarafından satın alınarak restore ettirilir. 2 Dünya Savaşı’nda askeriyeye tahsis edilen köşk uzun süre boş kalacağı yıllardan sonra yakın bir tarihte Koç ailesi tarafından satın alınarak yeniden restore ettirilir, kullanıma açılır.

Köşkün Mimari Özellikleri

Abdülmecid Efendi Köşkü zaman içerisinde birçok defa restorasyondan geçmiştir. Özellikle Abdülmecid Efendi’nin köşke taşınmasından sonra, 1903 yılında ciddi bir restorasyon geçirmiş ana giriş kapısı yanındaki anıtsal duvarlar yapılmıştır. Çini panolarla kaplı olan anıtsal giriş kapısı üzerinde kûfî yazı ile “Allah’tan başka galip yoktur” âyeti yer alır. Köşkün giriş kapısı üzerinde ise kün mavi zemin üstüne kûfi yazı ile “Allah adaleti, iyilik yapmayı, akrabaya bakmayı emreder” yazılıdır. İç mekan tasarımını Abdülmecid Efendi ve Avni Lifij’in birlikte düşündüğü söylenir. Uygulamaları Avni Lifij yapmıştır. Çiniler, resimler, çeşmeler, şömineler, havuzlu salon ve vitraylar, köşkü eşsiz kılar.

0 Comments
Share

yonetici

Reply your comment:

Your email address will not be published. Required fields are marked *