Mimari

SADULLAH PAŞA YALISININ HÜZÜNLÜ HİKAYELERİ

sadullah-pasa-yalisinin-huzunlu-hikayeleri

Sadullah Paşa Yalısı İstanbul’un en güzel semtlerinden biri olan Çengelköy’de yer alır. Boğaz’daki en eski yalılardan biri olan Sadullah Paşa Yalısı’nın üst katı barok tarzda Osmanlı otağı şeklinde yapılmıştır. Tavan işçiliği görenlerde hayranlık uyandırır. Ortada kubbeli bir sofa bulunur. Her katta bu sofanın etrafına konulmuş ikişer oda vardır ve toplamda on altı oda bulunur. Her oda farklı renk ve desene sahiptir. Yine yalıda Avrupa’nın ünlü ressamlarının İstanbul’u çizdiği resimler bulunur ve eşsizdir. Ancak bu yalıyı ilginç kılan ne klasik ahşap tarzıdır ne mimarisidir ne de bu özel dekorasyonudur. Sadullah Paşa Yalısı özellikle yıllar içerisinde sakinlerinin başına gelen olaylarla anılmıştır. Hatta birçok kişiye göre İstanbul’un lanetli yalılarından biridir.

Aslen Ayaşlı olan Sadullah Paşa’ya bu yalı, babası Esad Muhlis Paşa’dan kalmıştır. Başarılı bir devlet adamı olan ve vezirliğe kadar da yükselmiş olan Sadullah Paşa, yalı için kardeşlerinin hakkını ödeyerek buraya tek başına sahip olmuş ve sonrasında da ilginç olaylar burada vuku bulmuştur.

Sadullah Paşa İntihar Ediyor

Viyana Sefirliği’ne atanan Sadullah Paşa’nın hikayesi de bu noktada başlıyor. Ülkesinden, karısı Necibe Hanım’dan ve çocuklarından ayrı kalan Sadullah Paşa’nın bunalıma girdiği, Padişah 2.Adbülhamid tarafından dönmesine izin verilmediği söylenir. Tam da bu bunalım sırasında oda hizmetçisi ile ilişkiye girdiği ve kadının hamile kaldığı da anlatılır. İşte tüm bu olaylar Sadullah Paşa’yı intihara sürükler ve olayları kendine yediremeyen Paşa kendi canına kıyar. Sadullah Paşa yıllar boyunca hasret kaldığı ülkesine ancak ölünce döner. Elbette tüm bunlar birer rivayet şeklindedir. Sadullah Paşa’nın eşi Necibe Hanım bu sözde ilişkiye ve intihara hiçbir zaman inanmaz. Hatta söylenenlere göre, 1917 yılında ölene kadar Sadullah Paşa’nın ona çok yakıştığını söylediği pembe elbisesini giyip her gün Paşa’nın yalıya gelmesini beklermiş. Yıllar süren beklemenin ardından da hüzün içerisinde vefat etmiş.

Sadullah Paşa’nın Bahtsız Çocukları

Paşa ve eşi Necibe Hanım’ın 4 çocuğunun da başına gelmeyen kalmaz. Büyük oğulları Asaf Bey’in kaderi de tıpkı babası gibi olur. Onun da bir gönül macerası nedeniyle intihar ettiği söylenir.  Diğer oğul Ragıp Bey’in Alman ordusunda olduğu ve Osmanlı ordusuna gitmek için dilekçe verdikten sonra onun hakkında hiçbir bilgiye ulaşılamamıştır. Nazlı Hanım evlenmiş 4 çocuk sahibi olmuş ama o da mutsuz bir evlilik geçirip boşanmıştır. En çok bilgi, Sadullah Paşa’nın da cenazesinde olan oğlu Nusret Sadullah Bey hakkında bulunuyor. İlk evliliğini Kavalalı Mehmet Ali Paşa’nın ailesinden prenses Rukiye Halim ile yapan ama daha sonra ayrılıp Münevver Kaynaşlı ile evlenen Nusret Sadullah Bey de mutsuz bir hayat sürüyor. Oldukça kibar insanlardan kurulu olan ailede fazlaca alınganlık huyu olmasından bahsediliyor. Hatta dedikodular aile üyelerinin birbirine büyü yaptırdığı yönünde.

Uğursuzluk Devam Ediyor

Yalı daha sonra Ferit Tek’in kızı Dr. Emel Esin ve eşi Seyfullah Esin‘e kalır.  İyi bir akademisyen olan Dr. Esin, Tek-Esin Vakfı’nın da kurucusudur. 1987 yılında vefat edince, yalı artık kiraya verilmeye başlanır. Yalıyı Ayşegül Tecimer Nadir kiralar ama uğursuzluk onun da peşini bırakmaz. Yalıda sosyete için verdiği partiler ve davetlerle tanınan Ayşegül Tecimer tarihi eser kaçakçılığı dolayısı ile Türkiye’den kaçar ve Fas’a yerleşir.

0 Comments
Share

aysefugenarda

Reply your comment:

Your email address will not be published. Required fields are marked *