Kentsel dönüşümün, adı üzerinde, kenti kapsayacak şekilde yapılması gerekiyor. Yani dönüşüm ada bazlı olmalı ve hem üst hem alt yapı ile bir bütün olarak ele alınmalıydı. Tabi bunun yanında kamu alanları ve sosyal donatılar da planlanmalıydı. Biliyorum artık bu çok kolay değil. Özellikle de 20 milyonluk İstanbul’da bir hayal bile diyebiliriz. Yine bazı yanlışların kıyısından dönebilirsek kardır demek istiyorum.

İstanbul Dönüşüyor
“Yüzyılın Dönüşümü İstanbul Programı”, şehrin deprem güvenliğini ön plana çıkaran kritik bir adım olarak öne çıkıyor. Kampanyanın en dikkat çekici yönlerinden biri ise “Yarısı Bizden” kampanyası oldu. Bu kampanya, İstanbul’da yaşayan vatandaşların kentsel dönüşüme teşvik edilmesi ve sürecin hızlandırılması amacını taşıyor. Kampanya, şu ana kadar 1 milyon 233 bin bağımsız bölüm için başvuru alarak büyük bir ilgi gördü. Kampanyanın hedefi, toplamda 350 bin konutun dönüşümünü gerçekleştirmek.

Finansal Destek ve Teşvikler
Kampanyada her bağımsız bölüm için 1,5 milyon liralık bir destek sağlanacak. Bu destek paketi içerisinde kira desteği, hibe ve uygun şartlarda kredi imkanları bulunuyor. Bunun 800 bin lirası hibe, 700 bin lirası çok uygun şartlarda kredi şeklinde verilecek. Özellikle kredilerin, evler tamamlandıktan sonra ödenmeye başlanacak olması ve ilk yıl faizsiz olması, vatandaşlar için önemli bir kolaylık sağlıyor.

İstanbul için Bir Adım
Bu tür projeler sadece şimdiki nesiller için değil, gelecek nesiller için de İstanbul’u güvenli ve yaşanabilir kılmak adına atılmak zorunda. Yukarıda bahsettiğim gibi kentsel dönüşümün niteliğini, nasıl yapılması gerektiğini tartışabiliriz ancak yapılmaması gerektiğini tartışamayız. Bu bağlamda, kentsel dönüşüm sadece bir tercih değil, zorunluluktur. İstanbul gibi büyük bir metropolün deprem riski altında olması, bu tür kapsamlı dönüşüm projelerinin hayati önemini artırıyor.