Geçtiğimiz gün açıklanan 2022 yılı Aralık Konut Satış İstatistikleri ile tüm yılın verileri tamamlanmış oldu. İnişleri ve çıkışlarıyla geride bıraktığımız bir yıl olurken, satılan konut sayısından daha çok fiyatların, enflasyonun, maliyetlerin ve stok sorununun konuşulduğu bir yıl oldu da diyebiliriz. Gelin hep birlikte geçen yılın istatistiklerine bakalım ve bu yıl bizleri nelerin beklediğini konuşalım.
2022 Yılında Kaç Konut Satıldı?
Konut satışları 2022 yılında bir önceki yıla göre %0,4 azalarak 1.485.622 olarak gerçekleşti. Satış adedi bir önceki yıla göre çok değişmezken, yükselen fiyatlar nedeniyle rekor düzeyde vergi de toplandı.Konut satışlarında İstanbul 259.654 konut satışı ve %17,5 ile en yüksek paya sahip oldu. Satış sayılarına göre İstanbul’u 126.166 konut satışı ve %8,5 pay ile Ankara, 83.502 konut satışı ve %5,6 pay ile İzmir izledi. Konut satış sayısının en az olduğu iller sırasıyla 468 konut ile Ardahan, 910 konut ile Hakkari ve 956 konut ile Bayburt oldu.
Birinci El ve İkinci El Konut Satışlarında Son Durum

Satış türleri bize vatandaşlarımızın ne tür alıma yöneldiğini yaptığını söylüyor ve piyasayı daha iyi yorumlamamızı sağlıyor. 2022 yılındaki ilk el konut satışları bir önceki yılın aynı dönemine göre %0,3 azalışla 460.079 olarak gerçekleşti. Toplam konut satışları içinde ilk el satışların payı yıllık bazda %31 oldu.
İkinci el konut satışlarına bakacak olursak, 2022 yılında bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 0,5 azalışla 1.025.543 satış görüyoruz. Toplam konut satışları içinde ikinci el satışların payı da %69 oldu.
İpotekli Satışlar Azaldı
Konut satın alınırken kredi kullanılarak yapılan ipotekli satışlar 2022 yılında bir önceki yıla göre %4,8 azalışla 280.320 oldu. Toplam konut satışları içinde ipotekli satışların payı 2022 yılında %18,9 olarak gerçekleşti. İpotekli satışlardaki azalmayı birçok nedene bağlayabiliriz. Ancak genel olarak kredili satışların azalması piyasadaki yüksek kredi faiz oranı ile paralel ilerliyor. Son zamanlarda yüksek seyreden kredi oranları aylık bazda da sürekli olarak düşüş getirmişti. Sosyal konut kampanyasına olan yoğun ilgi bu rakamı yukarı çekse de son yapılan yeni evim konut kampanyasında ilgi yüksek olmadı ve beklenilen satışlar gelmedi. Kredilerin yüksek seyretmesi ve vatandaşların kredili kullanımdan uzaklaşmasına ek olarak bankaların limit kısıtlayıcı uygulamaları da vatandaşları krediden uzaklaştırıyor.
Yabancıya Konut Satışında Rekor

Yabancılara yapılan konut satışları 2022 yılında bir önceki yıla göre %15,2 artarak 67.490 oldu. 2022 yılı için hedef gösterilen 69 bin barajı da aşılmış olundu. 2022 yılında toplam konut satışları içinde yabancılara yapılan konut satışının payı ise %4,5 olarak görünüyor 2022 yılında yabancılara yapılan konut satışlarında ilk sırayı 24.953 konut satışı ile İstanbul aldı. İstanbul’u sırasıyla 21 bin 860 konut satışı ile Antalya, 4 bin 316 konut satışı ile Mersin izliyor. Ancak Antalya’ya ayrı bir parantez açmamız gerekiyor. Özellikle Rusya-Ukrayna savaşından sonra yoğun ilgi gösterilen Antalya’da sert bir yükseliş var. 2021 yılında 12.384 konut satılırken bu sayı 2022’de %76,5 artışla 21 bin 860’a çıktı. %32’lik oranla Antalya’da satılan her 3 konuttan 1’inin yabancılar tarafından alındığı görülüyor. Yine Antalya’ya olan bu yabancı ilgisi fiyatlarda da aşırı yükselişi getirdi. Merkez Bankası’nın son açıkladığı verilere göre, ülkemizde yıllık fiyat artışı %188 olurken, Antalya’da bu artış %237 oldu.
2023’te Neler Olacak?
2022 yılı istatistiklerde bir önceki yıla benzer veriler sunuyor. Ancak yüksek enflasyonun getirdiği yüksek maliyetler ve stoklardaki azalma ile birlikte rekor fiyat artışlarını getirdi. Böyle bir ortamda ev almanın mantıklı olmadığı düşünülebilir ancak bu doğru değildir. Enflasyonist piyasada alınan evler yapılan bir yatırım, paranın değerini korumak için atılan bir adım olarak düşünülebilir. Vatandaşlarımız fiyatlar yükselse dahi bir daha bu fiyatlara ev bulamayacağı düşüncesiyle gayrimenkule yatırım yapmaya devam ediyor.
2023 yılında ise 2022’ye nazaran biraz daha yatay bir piyasa ön görebiliriz. Ancak önümüzde kritik olay var. Öncelikle seçim yaklaşıyor. Seçimle birlikte ekonominin nasıl hareket edeceği gayrimenkul piyasasında da önemli olacak. İkinci olarak borsanın son 1 yıldır yükseliyor olması. Burada elde edilen karlar henüz başka bir yere gitmedi. Borsada başlayabilecek bir düşüş ile yatırımcılar zincirleme halde “kar al” pozisyonuna geçebilir. Bu noktada ilk alternatif yatırımcının dövize yönelmesi olacak gibi gözüküyor. Ancak hükümet bunun önüne geçebilmek için biz dizi bankasal önlemler de almaya çalışıyor. İkinci ihtimal ise yatırımcının nakit para ile gayrimenkulü güvenli liman olarak görmesi olabilir. Bu durumda ise daha hareketli bir piyasa ile karşılaşabiliriz.