Lüksün en ihtişamlı simgesi olan elmasların yolculuğu Afrika’nın en ücra köşelerinden başlar ve soyluların gerdanlarında sonlanır. Tarih boyunca elmaslar nedeniyle nice kanlar dökülmüş, haklarında efsaneler yaratılmış ve birçok lanete konu olmuşlardır. Ama aslında elmasların var oluşları dahi ironiktir. Doğada en çok bulunan elementin, yani karbonun çok özel bir kimyasal dönüşüm geçirmesiyle en nadide taşlardan biri haline gelirler.

Usta İşi Elmas
Elmaslar kendi başlarına oldukça değerlidir ama asıl olarak bir zanaatkarın elinden geçtikten sonra, nihai şeklini alınca ayrıcalıklı hale gelir. Elmasın işleniş süreci oldukça önemlidir. Çünkü bu sürede o elmasın bir yüzükte mi bir küpede mi ya da bir kadının boynunda kolye mi olacağı ortaya çıkar. Hem bu eşsizlik hem de bu usta değeri elmasların ederini belirleyen şeydir. Haliyle günümüzde elmas pahalıdır. Ama Incomparable elması çok daha pahalıdır.

Eşsiz Bir Kolye: Incomparable
Dünyanın en önemli mücevher ustaları arasında ilk 3’te yer alan Mouaward tarafından 2013 yılında tasarımı gerçekleşen bu ünlü kolye Guinness Rekorlar Kitabı’nda da yer alıyor. En değerli ve en ışıltılı kısmının orta bölgedeki sarı elmas alan olduğu bu kolye tam 637 karat. Piyasa değerinin yaklaşık 55 milyon dolar olduğu söyleniyor.
Bu ünlü kolyeye konu olan elmas ise Kongo Cumhuriyeti’nden geliyor. Tabi bu elmasın kökenine dair çeşitli söylentiler bulunuyor. Bunlardan en ilginci ise evinin önünde oynayan küçük bir kızın bu elması bulduğu yönünde.
Eğer siz de Leonardo DiCaprio’nun başrolde oynağı o meşhur “Kanlı Elmas” isimli filmi izlediyseniz, bu eşsiz taşın serüvenine de az çok tanıklık etmişsinizdir.
