İngiltere’nin Avrupa Birliğinden çıkma kararı alması ve sonrasında oluşan siyasi belirsizlik ile aynı zamanda ekonomik dalgalanmalara rağmen, Londra halen birçok alanda olduğu gibi gayrimenkulde de en popüler şehirlerden biri. Hatta uzun zamandır gayrimenkulde en çok tercih edilen 3 şehirden biri olarak yerini koruyor.
Londra Neden Tercih Ediliyor?

Londra’nın tercih sebeplerinden en önemlisi eğitim alanında en prestijli okullara sahip olması ve bu nedenle öğrenciler ve aileleri tarafından seçiliyor olması. Bunun yanı sıra küresel finans merkezi konumunda olması, zengin kültürel altyapısı ile modern yaşamı bir çatı altında buluşturması gibi nedenlerden de Londra’yı birçok sektörde baş köşeye oturtuyor. Ayrıca, dünyanın en zenginleri tarafından da tercih edildiğini söylemek gerekiyor. Londra tüm bu sebeplerden dolayı genel olarak gayrimenkulde yatırımdan öte, ikinci bir ev olarak görülüyor.
Londra’daki gayrimenkul istatistiklerine baktığımızda, rakamların da bunu doğruladığını görüyoruz. Hukuki, vergisel ve teknik altyapının çok güçlü Londra’da konut fiyatları 20 yıldır hep yukarı yönlü. Bunun ana sebebi ise arzın kısıtlı olması. Örneğin geçtiğimiz yıl 42 bin talebe 16 bin arz ile yanıt verilmiş. İşte bu arz-talep dengesindeki fark Londra’daki konut yatırımlarını son 20 yıldır mevduat, altın ve Londra borsasına kıyasla çok daha fazla gelir getirir hale dönüştürüyor.
Londra Brexit’ten Nasıl Etkilendi?

Brexit kararı sonrası İngiliz Sterlininde diğer para birimlerine oranla değer kaybı yaşanıyor. Aynı şekilde en büyük endişe ise Avrupa Birliği vatandaşlarında ve herkes yatırımlarının ne olacağını merak ediyor. Genel bir tüketici güveni düşüşü de söz konusu ve yüksek tapu harçlarıyla birlikte gayrimenkuldeki 20 yıllık yükselişe ara verilmiş. Ancak hükümet ve konut üreticileri tarafından uygulanan indirimlerle birlikte yeniden toparlanma da görülüyor. Uzmanlar yakın bir zamanda gayrimenkul sektörünün pozitif yöne geçeceğini ön görüyor.
Yakın bir zamanda yürürlüğe giren tapu harcı ve damga vergisi düzenlemeleri sektörü olumlu yönde etkilemeye devam ediyor. Brexit dolayısıyla azalması beklenen nüfus artış hızı arz henüz yeterli seviyede olmasa da geçmiş yıllara oranlar daha dengeli bir arz-talep durumu oluşturabilir. Brexit kötü bir yol çizmiş olsa da zaman içerisinde stabil ve sabit bir büyüme profili oluşmuş görünüyor. Özellikle 2020 yılı sonrası Brexit’in detayları belli olduğunda gayrimenkulün yeniden hızlı bir yükselişe geçeceği de uzmanlar tarafından dile getiriliyor. Londra’da önümüzdeki 2-3 yıl içerisinde konut fiyatlarında %11 kadar bir artış bekleniyor. Londra konut piyasasındaki düşüş, ön görülen verilere göre yatırım için bir fırsat olarak gözüküyor.