Her gün binlerce kira sözleşmesi imzalanıyor, ama acaba kaçımız bu sözleşmelerin hukuki detaylarına hakimiz? Türk Borçlar Kanunu’nda (TBK) yer alan ve genellikle bilinmeyen bazı hükümler hem kiracılar hem de kiralayanlar için oldukça önemli sonuçlar doğurabilir. Bugün, özellikle kiracının veya birlikte yaşadığı eşinin oturmaya elverişli bir konutu varsa nasıl bir tahliye talebinde bulunulabileceğine odaklanacağız.
Oturmaya Elverişli Konut ve Tahliye Talebi

TBK’nın ilgili hükümlerine göre, kiracının veya birlikte yaşadığı eşinin aynı ilçe veya belde belediye sınırları içinde oturmaya elverişli bir konutu varsa ve kiralayan bu durumu kira sözleşmesi imzalanırken bilmiyorsa, kiralayanın kiralananı bu sebeple tahliye etmesi mümkün. Bu oldukça önemli bir detay çünkü birçok kiracı ve kiralayan bu hükmün farkında değil.
Bu hükmün uygulanabilmesi için bazı koşulların sağlanması gerekiyor:
- Kiracının veya birlikte yaşadığı eşinin konutu aynı ilçe veya beldede olmalı.
- Konut, kiracıya veya birlikte yaşadığı eşine ait olmalı.
- Konut, oturmaya elverişli olmalı.
- Sözleşme imzalanırken, kiraya verenin bu durumdan haberdar olmaması gerekiyor.
İş Yerleri İçin Geçerli Değil
Bu hüküm sadece konutlar için geçerli. Yani kiracının veya birlikte yaşadığı eşinin iş yerine sahip olması bu hüküm çerçevesinde bir tahliye sebebi olarak kabul edilmiyor. Eğer bu koşullar altında bir tahliye talebi düşünülüyorsa, kiralayanın sözleşme süresinin bitiminden itibaren bir ay içinde tahliye davası açması gerekiyor.