Gayrimenkul danışmanlığı, işin doğası gereği dünyanın her yerinde oldukça zor bir sektördür. Günümüzde müşteri odaklı bir hale dönüşmesiyle daha da zorlaşmıştır. En büyük emlak piyasası olan Amerika’da ise ülkemize göre farklı bir anlayış ve yöntem bulunuyor. İsterseniz kısaca iki piyasaya da göz atalım, özellikle Amerika’da gayrimenkulde neler oluyor bir bakalım.
Amerika gerçek anlamda dünyadaki tüm milletlerin yaşadığı kozmopolit bir ülke. Paranın güvenli olarak değerlendirilebileceği iyi bir yatırım olması, bazı ailelerin çocuklarını ABD’deki üniversitelerde okutması, uluslararası kültürün, eğlencenin yaşandığı bir şehir olması Amerika’nın tercih sebepleri arasında yer alıyor. Bu nedenle alıcı ve satıcı davranışlarında büyük farklılıklar bulunuyor. Özellikle turistik yerlerin ağır bastığı eyalet ve şehirlerde gayrimenkul danışmanlığı yapmak büyük fırsatlar sunabiliyor. Örneğin Florida gibi bir yere yılın her günü ülke dışından insan geliyor ve bunlar lüks evler satın almak istiyorlar. Alıcı ve satıcının hiç bitmediği bir yer hayal ettiğinizde sanki İstanbul’a biraz benziyor gibi… Ancak ülkemizde yaşanılan durgunluk burada yaşanmıyor çünkü ev satın almak isteyenlerin profilleri çok çeşitli.
Sektörel Olarak Farklar Nelerdir?

Amerika’nın Türkiye’den en büyük farkı, gayrimenkul komisyonunu ev satan kişinin vermesi. Bunun dışında oldukça iyi gelişmiş bir ağa sahipler. Aradığını evi kolayca bulabiliyor, hakkında şeffaf şekilde istediğiniz bilgiyi alabiliyorsunuz. Lüks kategorideki fark ise fiyatlarda ortaya çıkıyor. Ülkemizde en pahalı evlerin İstanbul’da olduğunu düşünürsek, Amerika’daki en lüks evler buradaki evlerden %40 – %50 kadar daha pahalı. Yani lüks piyasada ortalama ev fiyatları Türkiye’de bir hayli düşük seyrediyor. Amerika’da, yine örneğin Miami’de evler 300 bin dolardan başlayarak 100 milyon dolar ve üzerine kadar gidiyor. Amerika’da gayrimenkul yatırımcıları güvenli bir ortamda olduğunu biliyor ve bunun için evi görmeden dahi yatırım amaçlı satın alabiliyor. Açık artırma sistemi ise çok işlevsel şekilde işliyor. Bir ev satın almak istediğinizde o eve belirli bir fiyat teklif veriyorsunuz. Belirli bir süre içerisinde verdiğiniz teklif diğer tekliflerle karşılaştırılıyor ve ev sahibi evi kime satmak istediğini seçiyor. Bu şekilde bir evin değerini müşteriler belirlemiş oluyor. Bazen oldukça uygun şekilde ev satın alabiliyorsunuz.