Gayrimenkul, Genel

DEPREM BÖLGESİNDEKİ İSTANBUL’UN RİSKSİZ İLÇELERİ

deprem-bolgesindeki-istanbulun-risksiz-ilceleri

 

Ülkemizin en kalabalık şehri olan İstanbul, dünyada da birçok ülkeden fazla nüfusa sahip. İki kıtada toprağı olan özel şehirlerden biridir. Öyle ki tarih boyunca da hep popüler olmuştur. Ancak bir deprem gerçeği ile karşı karşıya olduğumuzu unutmamamız gerekiyor. Uzmanların her gün belirttiği ortak görüş ise İstanbul için “artık zaman kalmadı.”

Kahramanmaraş’ta yaşadığımız üzücü deprem felaketinden sonra herkes kendine evim, binam, ilçem güvenli mi diye soruyor. Kimsenin binasının, evinin güvenli olup olmadığını söyleyemeyiz tabi. Bu gözle de sözle de anlaşılacak şey değil! Son depremlerde yıkılan binaları görünce, maalesef yönetmeliğe uygun inşa edilmeyen, zemin etütleri hiç yapılmayan yerler olduğunu da anlamış olduk. Bina güvenliği için yaşadığınız ilçenin belediyesine ya da Çevre Bakanlığı’nca yetkilendirilmiş kuruluşlara test için başvurabilirsiniz. Zemin için ise hem belediyenin hem de AFAD’ın bazı çalışmaları bulunuyor.

 

İstanbul’da Depreme En Dayanıklı İlçeler Hangileri?

Deprem sırasında yalnızca binanızın sağlam olması yetmiyor, binanın oturduğu zeminin kalitesi de çok önemli. Yıkılmayan ama zemin sıvılaşması nedeniyle yana devrilen çok fazla bina ile karşılaştık. Burada bu binaların zemin etütlerinin yapılmadığını, yapıldıysa da zemin iyileştirme çalışmalarına gidilmediğini görüyoruz.

Şimdi gözler kaçak yapılaşmanın had safhada olduğu, birçok dolgu alana sahip olan ve gün geçtikçe yükselen İstanbul’da. Peki ama İstanbul’un nereleri sağlam? Nereleri riskli?

Olası bir Marmara depreminde fayın tek ya da çift kırıklı olması depremin büyüklüğünü ve aynı zamanda İstanbul’a olan etkilerini de belirleyecek. Yapılan simülasyonlara göre Avrupa Yakasının Anadolu Yakasından daha fazla etkilenmesi bekleniyor. Boğaz sahil şeridi ve yine güney sahil ilçeleri diğer yerlere göre maalesef daha fazla etkilenecek gözüküyor. İstanbul’da sahillerden iç kısımlara ve özellikle kuzey bölgelere gittikçe risk azalıyor. İstanbul’un en risksiz bölgelerinden biri Şile olarak geçtiğimiz zamanlarda belirtilmişti.

Avrupa Yakasında Beşiktaş’ın sahil kısmı hariç üst kısımları, Beyoğlu, Şişli, Kağıthane, Gaziosmanpaşa, Esenler’in önemli bölüm, Sultangazi, Başakşehir’in büyük bölümü, Sarıyer’in sahilden uzak bulunan bir bölümü, Arnavutköy, Maslak, Alibeyköy ve Kemerburgaz – Göktürk kısmı diğer yerlere göre risksiz olarak belirtiliyor. Ancak tabi lokal olarak değişimler elbette mevcuttur. Yine sahiller ve dere yataklarını bu bölgelerde ayrıca değerlendirmek lazım.

Anadolu Yakasında ise Kadıköy-Kartal sahil kesimi yukarı bölgelere göre daha fazla risk içeriyor. Bu bölgelerin fay hattına yakın olması ve zemin sorunları nedeniyle depremi görünenden 1 şiddet daha fazla hissedebileceği belirtiliyor. Örneğin 7.2-7.6 arasında değişebilecek bir depremin buralarda rahatlıkla 8 üzerinde hissedileceği açıklanıyor. Bu nedenle sahil bölgelerinde yapılan inşaatların harfiyen yönetmeliklere uyulması ve zemin iyileştirilmelerinin mutlaka yapılması gerekiyor.

Anadolu Yakasında en risksiz yerler Beykoz’un kıyıdan uzak yüksek bölgeleri, Maltepe’nin kıyıdan uzak bir bölümü ve Çekmeköy olarak gösteriliyor.

 

İstanbul’da Riskli Zemin Tipleri

Danişmen Formasyonu: Silivri’den Beylikdüzü’ne uzanan kesimi kapsıyor. Kıyıdan içeriye 10-15 kilometrelik zemin de riskli. Deprem dalgaları zeminde kayda değer büyütmeye neden olabilir.

Bakırköy Katmanı: Bakırköy-Güngören hattı kireçtaşı ve zayıf kaya niteliğinde. Bölge yatay tabakalı, tebeşirsi, killi kireçtaşından oluşuyor. Deprem dalgalarında önemli büyütmelere neden olacak zemin özelliğine sahip. Yamaçlık yerlerde heyelan riski söz konusu.

Kuşdili Formasyonu: Genellikle kil ve çamurdan oluşuyor. Yapılaşma açısından önemli sorunlar çıkabilecek zayıf zemine sahip. Kadıköy’e bağlı, Kurbağalıdere, Kuşdili dediğimiz bölgenin zemini yumuşak bir tabaka ve deprem büyütmesinin görüleceği yerlerin başında geliyor.

Kartal Formasyonu: Marmara kıyı kuşağı boyunca tabaka kalınlığı değişken. Taşıma gücü genellikle yüksek. Ancak kireçtaşı ara tabakalarının ortaya çıktığı yerler ve sığ derinliklerde yeraltı suyu dolaşımı nedeniyle pek çok bodrum katında nem ve sızıntılar görülebilir. Bu birimin bulunduğu alanlarda derin kazılara başvurulmamalı.

Trakya Formasyonu: Orta ve sert kaya niteliğinde. Anadolu yakasında Üsküdar ve çevresini kapsıyor. Yüzeydeki yumuşak killi tabaka 4-10 metre arasında değişiyor. Bina temellerinin kaya zemine oturması için en az 8, 10 metre derine inilmesi gerekiyor.

0 Comments
Share

aysefugenarda

Reply your comment:

Your email address will not be published. Required fields are marked *