Geçtiğimiz hafta yaşadığımız üzücü deprem bize bir kere daha gösterdi ki deprem bizim gerçeğimiz. Bu depreme “üzücü” dememiz ise çok fazla binanın yıkılması ve birçok vatandaşımızı kaybetmiş olmamız. Ancak aslında korkunç olan ve üzücü olan depremin olması değil, depreme karşı vatandaşlarımızı koruyabilecek güvenli binaları halen inşa edemiyor oluşumuz ve bu yüzden büyük kayıplar vermemiz. Bizim gibi deprem ülkesinde şu zamana kadar yapılan hataları ve yapılmayanları üst üste koyduğumuzda, biraz oturup düşünmeye ihtiyacımız var.
Bir doğa olayı olan; dünyanın hala faal olduğunu, yer kabuğunun canlı olduğunu bize gösteren deprem bu kadar can kaybına neden olmamalı. Bakın binaların hasar almamasından değil, bir binanın çökmemesini sağlamaktan bahsediyorum. Çünkü mimari ve inşaat mühendisliğinde bina büyük depremlerde hasar alabilir ancak çökmemeli deniliyor. Bugün biliyoruz ki şu anki yapı teknolojisi ve yönetmelikler eğer uygulama hatası olmazsa ve iyi bir zeminde yapılırsa binanın 8 şiddette bir depreme dayanabilmesine dahi imkan veriyor.
Deprem ile yaşamayı kabul etmedikçe, depremi yalnızca depremden depreme hatırladıkça bir arpa boyu yol alamayız. Bu yüzden tekniğin dışında bizim önce bu bilince sahip olmamız gerekiyor. Yoksa her depremde kaybettiğimiz vatandaşlarımıza üzülmeye devam eder, birkaç hafta sonra unutup gideriz. Gelin dünyada ve ülkemizde olan depremlere birlikte bakalım. Depremleri bilelim, coğrafya öğrenelim ve daima bilime inanalım. Kurumların başına bu gerçeklerle ilerleyecek kalifiye insanları geçirelim, gençlerimizi eğitelim ve bu acıları artık bir daha yaşamayalım.
DÜNYANIN EN BÜYÜK DEPREMLERİ

Dünyada her yıl yaklaşık 500.000 deprem meydana geliyor ancak bunların 100.000 kadarı hissediliyor. Kayıtlı tarihin en yıkıcı depremlerinden biri, 23 Ocak 1556’da Çin’in Şensi şehrinde meydana gelen 1556 Şensi depremi olarak gösteriliyor. 830.000’den fazla insan öldüğü düşünülüyor. Yakın tarihimizde ise 240.000 ila 655.000 kişinin ölümüne neden olan 1976 Tangshan Depremi büyüklük olarak 7,8 olmasına rağmen kayıplar nedeniyle 20. yüzyılın en ölümcül depremi olarak görülüyor.
Şili Depremi:
22 Mayıs 1960 tarihinde tüm zamanların richter skalasıyla ölçülmüş en büyük depremi. UTC saat 19:11 de deprem moment magnitüd ölçeği ile 9,5 büyüklüğüne ulaşmış ve Şili’yi vurmuştur. Deprem Büyük Okyanus’ta yayılan tsunamiye sebebiyet vermiştir. Tsunami, 10.000 kilometre mesafedeki Hilo, Hawaii ve Güney Afrika’nın sahil bölgelerini tahrip etmiştir. Deprem kurbanlarının sayısının 3.000 kişi civarında olduğu tahmin edilmektedir.
Alaska Depremi:
1964 Alaska depremi, 27 Mart 1964 tarihinde merkez üssü Amerika Birleşik Devletleri’nin Alaska eyaletinin güney kıyılarında 9.2 Mw büyüklüğünde meydana geldi. Deprem, dört dakika otuz sekiz saniye sürdü ve Alaska kıyılarında 67 metre yüksekliğe kadar ulaşan tsunami meydana getirdi. 131 kişinin hayatını kaybetmesine sebep olan deprem yaklaşık 311 milyon dolarlık hasar oluşturdu.
Endonezya Depremi:
2004 Hint Okyanusu depremi 9.1 büyüklüğünde Endonezya’nın Sumatra adasının batı kıyısı açıklarında yaşanmıştır. Deprem sonrasında 30 metreyi bulan tsunami dalgaları nedeniyle 230 binden fazla kişi öldü. Bu, tarihteki en çok ölüme yol açan doğal afetlerden biriydi. Endonezya en ağır zararı alan ülkeydi, onu Sri Lanka, Hindistan ve Tayland izledi. Süresi 8.3 dakika ile 10 dakika arasında değişen deprem, bugüne kadar görülmüş en uzun süreye sahipti ve tüm gezegeni 1 cm hareket ettirdi.
Japonya Depremi:
2011 Tōhoku depremi ve tsunamisi, 11 Mart 2011’de, Japonya’nın Tōhoku bölgesinde 9,0 Mw büyüklüğünde gerçekleşen depremdir. 9,0 büyüklüğünde olan deprem Japonya’da yaşanan en büyük deprem olduğu; dünyada ise en büyük ilk beş depremin arasında olduğu açıklandı. Deprem sonrasında bölgede yüksekliği 37,9 metreye varan tsunami dalgaları meydana geldi.

Kamçatka Depremi:
Rusya’nın doğusunda 1952’de meydana gelen depremin büyüklüğü 9,0 olarak ölçüldü. Pek insan yaşamayan bir bölgede olan depremde 1 milyon doların üzerinde maddi hasar oluşurken can kaybı olmadı.
Gördüğünüz üzere dünya çok büyük depremler üretme kapasitesine sahip ve bu depremler sık olmamakla beraber yaşanıyor. Özellikle 8 şiddetli depremler nadir, 9 ve üzeri ise çok nadir olarak görülüyor. 7-8 arasında depremler yılda 1 kere görülebiliyor. Ülkemiz de 7-8 aralığında deprem üretme kapasitesine sahip deprem ülkesi sınıfına giriyor.
TÜRKİYE’DE OLAN BÜYÜK DEPREMLER

Türkiye’nin bulunduğu coğrafya, 1500’lü yıllardan itibaren farklı zamanlarda 7 ve üstü büyüklüğünde 23 depremle sarsıldı. Sismik açıdan oldukça aktif bir ülke olan Türkiye, Avrasya-Arap-Afrika levhası arasında yer alıyor. Türkiye, sınırları içerisinde Kuzey Anadolu Fay Hattı, Doğu Anadolu Fay Hattı ve Batı Anadolu Fay Hattıyla deprem kuşağında bulunuyor.
1939 Erzincan Depremi (7,9)
27 Aralık 1939’daki 7,9 büyüklüğünde Büyük Erzincan Depremi’nde yaklaşık 33 bin kişi hayatını kaybetti, 100 bin kişi yaralandı ve 116 bin civarında bina yıkıldı. Erzincan depremi, dünyada meydana gelen büyük depremlerden biri olarak sayılıyor. Bu deprem, Türkiye sınırları içerisinde yaşanmış en büyük sarsıntı oldu. Bu depremle birlikte ilk defa Kuzey Anadolu Fay Hattı’nın varlığı anlaşılmaya başlandı ve Türkiye’de depremle ilgili konular ele alındı.
1976 Çaldıran Depremi (7,5)
1976 Çaldıran depremi, 24 Kasım 1976 tarihinde yerel saatle 12.22’de merkez üssü Van’ın Muradiye ilçesi Çaldıran bucağı olan 7,5 büyüklüğündeki deprem. 3 bin 840 kişi öldü, 9 bin 232 bina hasar gördü. 2 bin kilometrekarelik bir alandaki evlerin yüzde 80’i yıkıldı.
1999 Gölcük (Kocaeli) Depremi (7,4)
17 Ağustos 1999’da yerel saatle 03:02’de merkez üssü Gölcük 7.4 büyüklüğündeki 45 saniye süren Gölcük depremi sadece Kocaeli’nde değil, Ankara’dan İzmir’e kadar geniş bir bölgede ve Marmara’da hissedildi. Resmi olarak 17 bin 118 kişinin öldüğü, 25 bine yakın kişinin de yaralandığı açıklandı.
1999 Düzce Depremi (7,2)
12 Kasım 1999 Cuma Günü Saat 18.57’de Düzce’de 30 saniye süren 7,2 büyüklüğündeki depremde, 894 kişi hayatını kaybetti, 2 bin 679 kişi yaralandı ve binlerce kişi evsiz kaldı.
2003 Bingöl Depremi (6,4)
2003 Bingöl Depremi, 1 Mayıs 2003 tarihinde yerel saatle 03.27’de gerçekleşen, Türkiye’nin doğusunu etkileyen, 6,4 büyüklüğündeki depremdir. Merkezi Bingöl’ün 15 km kuzeyin yaşandı. Etkilenen bölgede en az 176 kişi öldü, 625 bina çöktü veya ağır hasara uğradı.
2011 Van Depremi (7,2)
23 Ekim 2011 Pazar günü saat 13.40 sularında gerçekleşen depremin aletsel büyüklüğü 7,2 olarak ölçüldü.
2020 Elazığ Depremi (6,8)
24 Ocak 2020 tarihinde yerel saat ile 20.55’te Elazığ’ın Sivrice ilçesi Çevrimtaş köyü civarında büyüklüğü 6.8, derinliği 8.05 km. olan deprem bölgede hasar ve can kaybına yol açtı. Depremde 41 kişiyi hayatını kaybetti.
2020 İzmir Seferihisar Depremi (6,6)
30 Ekim 2020’de İzmir’in Seferihisar ilçesi açıklarında 6,6 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Deprem, yerin yaklaşık 16,54 kilometre derinliğinde gerçekleşti. 30 Ekim’de meydana gelen 6,6 büyüklüğündeki deprem sonrasında 48’inin büyüklüğü 4’ün üzerinde olmak üzere toplam 3 bin 630 artçı sarsıntı kaydedildi.
Depremde 116 kişi hayatını kaybetti, 1034 kişi ise yaralandı.
İBB HIZLI BİNA TARAMA SİSTEMİ
İBB Deprem Risk Yönetimi ve Kentsel İyileştirme Dairesi’nin önemli bir uygulaması var. Bina tarama sistemi ile binaların depreme karşı güvenliklerini ölçüyorlar. Bina güvenliğiyle ilgili tarama işlemleri, ‘binatespiti.ibb.istanbul’
sitesine başvuru sonrası ücretsiz yapılıyor. Hızlı tarama yöntemiyle 10 günde sonuç alınabiliyor. Bugüne kadar 107.036 bina ziyaret edilmiş ancak 29.287 bina sahibi incelenmesine izin vermiş. Bunun da en büyük nedeni kişilerin bina riskli çıkarsa yıkılacağı endişesi…
1999 yılında önce yapılmış 10 kat altı binalarla ilgili yapılan bu testin resmi bir bağlayıcılığı bulunmuyor. Bilgi verme amaçlı olan bu test ile birlikte binanızın sağlamlığı ile ilgili fikir edinmiş oluyorsunuz. Gerekli durumlarda güçlendirme ya da yıkıp yeniden yapma için zaman kazanıyorsunuz.